30 Eylül 2026 Çarşamba

2..ESMA BİLGİLERİ.CEMAL ESMALARI



El Afüvv: 


El Alim: 


El Aliyy: 


El Baki: 


El Batın: 


El Berr:  


El Cami: 


El Gaffar: 


El Gafur: 


El Ganiyy: 


El Habir:  


El Hadi: 


El Hafiz.


El Hakk:  


El Halim: 


El Hamid: 


El Hasib:  


El Hayy: 


El Kaviyy:  


El Kayyum:   


El Kerim: 


El Kuddus: 


El Latif: 


El Macid: 


Mâlik’ül-Mülk:  


El Mani: 


El Metin: 


El Mucib: 


El Mugni: 


El Muhyi: 


El Muizz: 


El Müteali:  


El Müheymin: 


El Mümin: 


En Nafi: 


En Nur: 


El Vali: 


Er Rafi: 


Er Rahim: 


Er Rahman: 


Er Rauf: 


Er Reşid: 


Er Rezzak: 


Es Selam: 


Es Semi: 


Eş Şehid: 


Eş Şekur: 


Et Tevvab: 


El Varis: .


El Vasi: 


El Vedud: 


El Vehhab: 


El Vekil:  


El Veli: 


Ez Zahir: 


Cemal Esmaları (Allah’ın isimleri) cemâl  ve kemâl esmalardır. Yinede belli bir sıralama ile okunmalıdır. Öncelikle ”El-Kuddüs” ”El-Tahir” ”El-Afüvv” ”Errahmannirrahim” ”El-Alim” ”El-Basir” gibi esmalar okunmalıdır.

Cemal Esmaları:


Cemal Esmaları (Allah’ın isimleri) cemâl  ve kemâl esmalardır. Yinede belli bir sıralama ile okunmalıdır. Öncelikle ”El-Kuddüs” ”El-Tahir” ”El-Afüvv” ”Errahmannirrahim” ”El-Alim” ”El-Basir” gibi esmalar okunmalıdır.


El Afüvv: Çok acıyan, merhameti, şefkati ve acıması çok olan. Günahları bağışlayıp silen, affı ve bağışlaması çok olan kullarını çok çok affeden demektir.


El Alim: Yüce Allah’ın kendisini bize tanıttığı isimlerinden biri. Bilgisi ezeli ve ebedi olan; olmuş, olacak; gizli, aşikar her şeyi en iyi bilen, kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen, her şeyi hakkıyla bilen.


El Aliyy: Mutlak ve hakiki yüce, yüceler yücesi, O’nun şanı şerefi mertebe ve hükümranlığı pek yüce, her şeyiyle yüce olan.


El Baki: Baki, ebedi kalıcı olan, fani olmayan, varlığının başlangıcı olmadığı gibi, sonu da olamayan demektir.


El Batın: Gizli olan, yarattıklarının nazarından gizli olan görünmeyen her şeyin iç yüzünden haberdar olan demektir.


El Berr:  İyilik ve ihsanı sınırsız olan, Kullarına muhtaç oldukları nimetleri bahşeden ve ihsan eden, kullarına karşı iyiliği ve lütfu bol olan demektir. İyilik yapan . İyilik, güzellik, bağışta bulunma ve kullarına yardımcı olma anlamlarında Yüce Allah’ın bir sıfat ismidir.


El Cami: İstediğini, istediği zaman, istediği yerde toplayan, insanları kıyamet günü hesap için toplayan, birbirine benzeyen, benzemeyen veya birbirinin zıddı olan varlıkları bir araya, istediğini istediği şekilde toplayan.


El Gaffar: Mağfireti pek çok kullarının ayıplarını örtücü; iyiyi, güzelliği açığa çıkaran; kötüyü, çirkini örten demektir.


El Gafur: Kullarının günahlarını affeden, çok bağışlayan, mağfireti bol ve sonsuz olan, kullarının günahlarını çokça bağışlayan demektir.


El Ganiyy: Her şeyden müstağni (gözü yok) olan, zenginliğinin hudut ve ölçüsü olmayan hiçbir şeye muhtaç olmayan, gerçek zenginlik sahibi demektir.


El Habir:  Gerek cismani alemde, gerekse ruhani alemde olagelen her hadiseden, hareket eden her zerreden, alınıp verilen her nefesten bütün ayrıntılarıyla haberdar olan demektir. Her şeyden haberdar olan.


El Hadi: Dilediği kullarını hidayete erdiren, doğru yola ulaştıran, dilediği kulunu hayırlı yollara yönelten, her şeye yön veren, kullarına yol gösterip lütfuyla hidayet veren demektir.


El Hafiz: Her şeyi koruyan, muhafaza eden, Hakiki ve mutlak koruyucu, yapılan işleri bütün teferruatıyla tutan, her şeyi belli vaktine kadar afet ve belalardan saklayan demektir.


El Hakk:  Varlığı ve ilahlığı inkâr edilemeyen, gerçekten var olan, varlığı hiç değişmeden duran, hakkı izhar (gösterme, ortaya çıkarma) eden, ezeli ve ebedi olarak var olan demektir.

El Halim: Günahkarlara ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm, (tabiat, huy yavaşlığı, yumuşaklık, sabır) affı, bağışlaması, müsamahası geniş olan. Acele ve kızgınlıkla iş görmeyen, yarattıklarına son derece iyi muamele eden demektir.


El Hamid: Her lisanla, her varlığın diliyle övülen. Övülmüş ve her senaya layık olan, ancak kendisine hamd ve sena olunan, bütün varlıkların diliyle övülen yegane zat en çok övülen ve en çok övgüye layık olan demektir.


El Hasib:  Bütün varlıkların ömürleri boyunca yaptıklarını en ince tafsilat ve teferruatıyla bilip, hesabını en iyi şekilde gören demektir. Kulların bütün fiilerinin hesabını gören.


El Hayy: Daima diri olan, her şeye hayat ve can veren, sonsuz, sınırsız bir hayatın sahibi olan, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten, gerçek hayat sahibi olan demektir.

El Kaviyy:  Her şeye gücü yeten sınırsız kudret sahibi, asla yorgunluğa ve zaafa uğramayan, kayıtsız şartsız her şeye kadir olan, güç ve kuvveti sonsuz olan demektir.


El Kayyum:   Zatıyla kaim (ayakta duran, ayağa kalkan) daima duran, gökleri yeri ve her şeyi tutan, her şeye mukadder olan vaktine kadar durmak için sebeplerini ihsan eden. Her şeyi ayakta tutan, gökleri ve yeri bir nizamda, şaşmayan, hiç değişmeyen bir düzen üzere ayakta tutan, gökleri, yeri ve bütün mahlukatı ayakta tutan demektir.

El Kerim: Keremi ve cömertliği nihayetsiz derecede bol olan, kullarına istemeden ve karşılıksız olarak veren demektir. İyilik ve ikramı bol olan.


El Kuddus: Azamet ve celaline layık olmayan her türlü noksanlıktan pek uzak, pek temiz olan. Bütün mahlukatı maddi ve mânevi kirlerden arındıran demektir.


El Latif: Hakiki, mutlak lütuf sahibi, lütuf, kerem ve inayeti sınırsız olan, en ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına akıl erdirilemeyen, en ince şeyleri yapan, görünen görünmeyen türlü yollardan ve yerlerden çeşit çeşit faydalar, ihsanlar bahşeden lütuf ve keremi bol olan.


El Macid: Azamet ve şerefle  vasıflandırılmış, şanlı, şerefli, şanı yüce ve keremi bol olan, şanı büyük, kerem ve cömertliği sonsuz olan demektir.

Mâlik’ül-Mülk:  Mülkün yegane ve gerçek sahibi, kullarının ve onların malik olduklarının maliki, mülkünde dilediği gibi hükmünü tenfiz ( hükmünü yürütme ) eden demektir.


El Mani: Bir şeyin olmasını istemediği zaman o şeyin olmasına mani olan, koruyucu sebepleri yaratmak suretiyle helak (ölme, harcanma, çok yorulma) ve noksanlık sebeplerini önleyen def eden, olmasını istemediği şeyin meydana gelmesine engel olan, istediğini engelleyen.

El Metin: Her şeye gücü yeten, çok sağlam, kuvvet ve kudreti metin, fiillerinde asla zorluğa ve yorgunluğa uğramayan demektir. Hiçbir şey hükmünü sarsmayan ve kendisine güvenilen.


El Mucib: Duaları kabul eden, istekleri yerine getiren, lütuf ve keremiyle veren, kullarının dualarını kabul edip istek ve dileklerini veren demektir. Tüm yönelenlerin dileklerine cevap veren. Kulların dualarına cevap veren.


El Mugni: Kullarından dilediğini keremiyle zengin kılan, istediğini, istediği anda, istediği kadar zengin eden demektir. Varlıkların ihtiyaçları ve her varlığın zenginliği kendisinin tükenmez hazinesinden çıkan. Mahlukatının ihtiyacını giderip zengin kılan.


El Muhyi: Mahlukatı yoktan var edip hayat veren, can bağışlayan, sağlık veren, yaşatan demektir.  Hayata kavuşturan, ihya eden, canlılara hayat veren.

El Muizz: Dilediğine tevfik verip aziz kılan, izzet veren, şereflendiren ve ağırlayan demektir. İzzet bahşeden, değerli kılan.


El Müteali:  İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, pek yüksek olandır. Noksanlıklardan yüce ve münezzeh, yaratılmışların, O’nun hakkında akıl ve idraklerinin mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek üstün demektir. Yüceliği yayan, sonsuz sınırsız yücelik sahibi.


El Müheymin: Bütün varlıkları gözetip koruyan demektir. Hiçliği hissettiren, hayrete salan, yüceliğiyle kendinden geçirten. Bütün varlıkları ilim ve kontrolü altında tutan.


El Mümin: Gönüllerde iman ışığını uyandıran, kendine sığınanlara emniyet, güvenlik, rahatlık veren, Mü’minleri azabından ve yarattıklarının hepsini zulümden emin kılan, kalplerde iman nurunu yakan, kullara huzur ve güven veren.

En Nafi: Kulları için faydalı, hayır ve menfaat verici şeyler yaratan, dilediğine menfaat veren, faydalandıran demektir. Yararlandıran. Her hayır kabul edilenin mutlak var edicisi. Faydalı şeyleri yaratan.


En Nur: Bütün alemleri nuru ile nurlandıran, istediği gönüllere nur yağdıran, bütün varlıklara akıl, iz’an (itaat, dinleme, yürek keskinliği, inanç, anlayış, kavrayış), idrak (anlayış, akıl erdirme, yetişme, erişme, olgunlaşma, çağını bulma) veren, gönüllere hidayet (yol gösterme, doğru yola girme) ışığını yakan demektir. Açığa çıkaran; idrak ettiren; kendisiyle irşad olunan.


El Vali: Bütün kainatı tek başına yöneten, her şeyi, mülkünü ve her an olup biten hadiseleri tek başına tedbir ve idare eden demektir.


Er Rafi: İyileri yücelten, yukarı kaldıran, zilletten izzete götüren, bataklıktan çıkaran, dereceleri artıran, Mü’minleri yükselten, dilediklerinin mertebesini yükselten.

Er Rahim: Merhametli, esirgeyen, koruyan, acıyan; Ahirette de yalnız mü’min kullarına keremiyle muamelede bulunan demektir. Ahirette sadece mü’minlere rahmet edecek olan. Varlıklar içinde seçtiklerine kendini tanıtan. Mahlukatına merhamet eden.


Er Rahman: Dünyada, mü’min ve kafir ayırt etmeksizin herkese merhamet eden, şefkat gösteren, acıyan demektir. Dünyada bütün mahlukatı rızıklandıran. İyi, kötü, dost düşman ayırt etmeden bütün yaratıklarına rızıklarını yetiştiren haşmet sahibi.


Er Rauf: Şefkatli, acıması bol olan, esirgeyen, çok merhamet eden, rahmet ve şefkatini esirgemeyen, son derece merhametli, acıyan, kullarına çok merhamet edip esirgeyen demektir.


Er Reşid: Kullarına en doğru yolu gösteren, onları irşat (doğru yolu gösterme, uyarma) eden, hidayete erdiren, bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere akıbetine ulaştıran, varlıkları var ediş gayesine göre hedefine ulaştıran, olgunlaştıran. Bütün işlerini ezeli hikmetine göre neticeye ulaştıran.

Er Rezzak: Rızkları yaratan ve kullarına bahşeden. Rızkları ve rızıklandıklarını yaratan, rızıklandırdıklarına rızklarını ulaştıran ve rızk elde etme sebeplerini meydana getiren, sonsuz manaları ile sürekli besleyen, bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran.


Es Selam: Her çeşit arıza ve hadiselerden salim kalan ve etkilenmeyen, kullarını her türlü tehlikelerden selamete çıkaran, bahtiyar kullarına lütuf ve kereminde bulunan demektir. Güven ve huzur içinde yaşatan. Zor durumlardan selamete çıkaran.


Es Semi: Gizli  açık  her  şeyi  hakkıyla  işiten, her  şeyi  en  iyi  işiten, duaları  kabul  eden. İşitme  kuvvetine  sahip  olan  ve  işitme  gücü  veren, kullarının  niyazını kabul eden, yaratıklarının hitaplarını her hali ile algılayan.


Eş Şehid: Gözünden hiçbir şey kaçmayan, her zamanda ve her mekanda her an hazır ve nazır olan, her şeyin, her olayın gerçeğini gören. Her şeye muttali olan, gören, bilen, haberdar olan, her yerde hazır nazır olan, hiçbir şey kendisinden gizlenemeyen, bütün sırlara vakıf olan, her şeyi murakabe eden. Kullarının her yaptığını gören.

Eş Şekur: Rızası için yapılan işlere, ibadetlere karşılık daha çoğunu veren, itaatkar kullarını öven, dünyada yapılan iyi ameller karşılığında ahirette sonsuz nimetler ihsan eden, değerini bilene fazlasıyla karşılık veren. Rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan.


Et Tevvab: Tövbeleri  kabul  eden, günahları  bağışlayan, kullarına tekrar tekrar tövbe etmeleri için sebepler hazırlayan demektir. Tövbelere kucak açan, tövbeleri çok kabul  eden, tövbe  kapısını  açık  tutarak  tövbe  imkanı  veren, bağışlayan, pişman  olanların bağışlanma taleplerini kabul eden.


El Varis: Mülkün gerçek sahibi, mevcut olan her şeyin mutlak sahibi ve hakiki maliki demektir. Tüm varlıkların gerçek tek sahibi.


El Vasi: Nimeti bol olan, mutlak ve hakiki vasi. İlmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan. Sonsuz genişlik ve tahammül sahibi; nimeti bol olan. İlim ve ihsanı her şeyi içine alan.

El Vedud: Sevilen gerçek ve tek varlık. İyi kullarını seven, onlara rahmet ve bereketini ulaştıran, sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en çok layık olan, itâatkâr kullarını çok seven ve sevilmeye layık olan demektir.


El Vehhab: Sonsuz, çeşit çeşit nimetlerini daima karşılıksız olarak ihsan eden, bağışlayan, karşılıksız olarak ihsanda bulunan, bol bol hediyeler veren demektir.


El Vekil:  Mutlak ve hakiki vekil, Kullarının işlerini gören, düzelten. İşlerini usulüyle kendisine bırakanların işlerini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyi yapıp, temin eden, vekil tutanların işini en mükemmel biçimde sonuçlandıran. Kendine güvenen kulların işini en iyi yoluna koyan. Kendisine tevekkül edenlere yardım eden demektir.


El Veli: Dost ve yardım edici, Müminlere dost, yardım eden, seven ve işlerini neticelendiren beraber, yakın olan, yardımcı, hami, dost ve dilediğine arka çıkıp onları kemale ulaştıran.

Ez Zahir: Her yerde, her zaman tasarruflarıyla, kudretiyle, kibriyasıyla tecelli eden, görünen. Varlığını ve birliğini belgeleyen bir çok delilin bulunması açısından aşikar apaçık ortada olan, algılanabilen, varlığı apaçık görünen demektir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder