1 Ekim 2026 Perşembe

24..CEVŞEN..999 ESMA..348 VE 634

348- YÂ MEN HÜVE FÎ ŞEREFİHÎ AZÎZÜN: şerefinde Azîz

349- YÂ MEN HÜVE FÎ İZZETİHÎ AZÎMUN: izzetinde Azîm

350- YÂ MEN HÜVE FÎ AZAMETİHÎ MECÎDUN: azametinde Mecîd

351- YÂ MEN HÜVE FÎ MECDİHÎ HAMÎDUN: yüceliğinde Hamîd

352- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂDİUN LEH: her şeyin kendisine boyun eğdiği

353- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİNÜN LEH: her şey kendisi için var olan

354- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MEVCÛDUN LEH: her şey kendisi için mevcûd olan

355- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜNÎBUN LEH: her şeyin kendisine döndüğü

356- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂİFUN MİNHU: her şeyin kendisinden korktuğu

357- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜSEBBİHUN LEH: her şeyin kendini tesbih ettiği

358- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİMUN BİH: her şey kendisiyle ayakta olan

359- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂŞİUN LEH: her şeyin kendisine itâat ettiği

360- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN SÂİRUN İLEYH: her şeyin kendisine yöneldiği

361- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂLİKUN İLLÂ VECHEH: kendisine bakan yüzü müstesna her şeyin fâni olduğu

362- YÂ KÂFÎ: kullarına yeten

363- YÂ ŞÂFÎ: her türlü derde devâ veren

364- YÂ VÂFÎ: vaadinde duran

365- YÂ MUÂFÎ kullarına âfiyet veren

366- YÂ ÂLÎ: her şeyiyle yüce olan

367- YÂ DÂÎ: iyiliğe ve cennete dâvet eden

368- YÂ RÂDÎ: iyi kullarından hoşnut olan

369- YÂ KÂDÎ: hikmet ve adaletle hükmeden

370- YÂ BÂKÎ: varlığının sonu olmayan

371- YÂ HÂDÎ: dilediğini doğru yola ulaştıran

372- YÂ MEN LÂ MEFERRA İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kaçılacak yer olmayan

373- YÂ MEN LÂ MEFZEA İLLÂ İLEYH: kendisinden sığınılacak yer olmayan

374- YÂ MEN LÂ MELCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka iltica edilecek yer olmayan

375- YÂ MEN LÂ YÜTEVEKKELÜ İLLÂ LEYH: kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan

376- YÂ MEN LÂ MAKSADE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka maksud olmayan

377- YÂ MEN LÂ MENCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan

378- YÂ MEN LÂ YURĞABU İLLÂ İLEYH: kendisinden başkasına rağbet edilmeyen

379- YÂ MEN LÂ YUBEDU İLLÂ İYYÂH: kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen

380- YÂ MEN LÂ YÜSTEÂNU İLLÂ MİNH: kendisinden başkasından yardım istenilmeyen

348- YÂ MEN HÜVE FÎ ŞEREFİHÎ AZÎZÜN: şerefinde Azîz

349- YÂ MEN HÜVE FÎ İZZETİHÎ AZÎMUN: izzetinde Azîm

350- YÂ MEN HÜVE FÎ AZAMETİHÎ MECÎDUN: azametinde Mecîd

351- YÂ MEN HÜVE FÎ MECDİHÎ HAMÎDUN: yüceliğinde Hamîd

352- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂDİUN LEH: her şeyin kendisine boyun eğdiği

353- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİNÜN LEH: her şey kendisi için var olan

354- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MEVCÛDUN LEH: her şey kendisi için mevcûd olan

355- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜNÎBUN LEH: her şeyin kendisine döndüğü

356- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂİFUN MİNHU: her şeyin kendisinden korktuğu

357- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜSEBBİHUN LEH: her şeyin kendini tesbih ettiği

358- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİMUN BİH: her şey kendisiyle ayakta olan

359- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂŞİUN LEH: her şeyin kendisine itâat ettiği

360- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN SÂİRUN İLEYH: her şeyin kendisine yöneldiği

361- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂLİKUN İLLÂ VECHEH: kendisine bakan yüzü müstesna her şeyin fâni olduğu

362- YÂ KÂFÎ: kullarına yeten

363- YÂ ŞÂFÎ: her türlü derde devâ veren

364- YÂ VÂFÎ: vaadinde duran

365- YÂ MUÂFÎ kullarına âfiyet veren

366- YÂ ÂLÎ: her şeyiyle yüce olan

367- YÂ DÂÎ: iyiliğe ve cennete dâvet eden

368- YÂ RÂDÎ: iyi kullarından hoşnut olan

369- YÂ KÂDÎ: hikmet ve adaletle hükmeden

370- YÂ BÂKÎ: varlığının sonu olmayan

371- YÂ HÂDÎ: dilediğini doğru yola ulaştıran

372- YÂ MEN LÂ MEFERRA İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kaçılacak yer olmayan

373- YÂ MEN LÂ MEFZEA İLLÂ İLEYH: kendisinden sığınılacak yer olmayan

374- YÂ MEN LÂ MELCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka iltica edilecek yer olmayan

375- YÂ MEN LÂ YÜTEVEKKELÜ İLLÂ LEYH: kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan

376- YÂ MEN LÂ MAKSADE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka maksud olmayan

377- YÂ MEN LÂ MENCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan

378- YÂ MEN LÂ YURĞABU İLLÂ İLEYH: kendisinden başkasına rağbet edilmeyen

379- YÂ MEN LÂ YUBEDU İLLÂ İYYÂH: kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen

380- YÂ MEN LÂ YÜSTEÂNU İLLÂ MİNH: kendisinden başkasından yardım istenilmeyen

381- YÂ MEN LÂ HAVLE VELÂ KUVVETE İLLÂ BİH: kendisinden başka güç ve kuvvet sahibi bulunmayan

382- YÂ HAYRA’L- MERHÛBÎN: kendisine kaçılanların en hayırlısı

383- YÂ HAYRA’L- MATLÛBÎN: matlubların en hayırlısı

384- YÂ HAYRA’L- MERĞÛBÎN: rağbet edilenlerin en hayırlısı

385- YÂ HAYRA’L- MESÛLÎN: dilekte bulunanların en hayırlısı

386- YÂ HAYRA’L- MAKSÛDÎN: maksud olanların en hayırlısı

387- YÂ HAYRA’L- MEZKÛRÎN: zikredilenlerin en hayırlısı

388- YÂ HAYRA’L- MEŞKÛRÎN: sükredilenlerin en hayırlısı

389- YÂ HAYRA’L- MAHBÛBÎN: sevilenlerin en hayırlısı

390- YÂ HAYRA’L- MÜNZİLÎN: indirenlerin en hayırlısı

391- YÂ HAYRA’L- MÜSTENİSÎN: kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı

392- YÂ MEN HÜVE HALAKA FESEVVÂ: yaratıp düzene koyan

393- YÂ MEN HÜVE KADDERA FEHEDÂ: takdir edip hedefe götüren

394- YÂ MEN HÜVE YEKŞİFÜ’L- BELVÂ: belâyı kaldıran

395- YÂ MEN HÜVE YESMEUN NECVÂ: gizli yakarışı işiten

396- YÂ MEN HÜVE YÜNKİZÜ’L- GARKÂ: batmışı kurtaran

397- YÂ MEN HÜVE YÜNCİ’L- HELKÂ: helak olana necat veren

398- YÂ MEN HÜVE YEŞFİ’L- MERDÂ: hastaya şifâ veren

399- YÂ MEN HÜVE EMÂTE VE AHYÂ: öldüren ve dirilten

400- YÂ MEN HÜVE ADHAKE VE EBKÂ: güldüren ve ağlatan

401- YÂ MEN HÜVE EDALLE VE EHDÂ: saptıran ve hidâyete erdiren

402- YÂ ĞAFİR: dilediği kullarının günahlarını silen

403- YÂ SÂTİR: ayıp ve kusurları örten

404- YÂ KÂHİR: düşmanlarını mağlub eden

405- YÂ KÂDİR: herşeye gücü yeten

406- YÂ NAZİR: bütün mahlukatının hâllerini gören

407- YÂ FATİR: bütün mahlukatı yoktan var eden

408- YÂ ŞÂKİR: kendine yapılan ibâdet ve şükürlere bol mükâfat veren

409- YÂ ZÂKİR: kendisini zikredenleri yâd eden

410- YÂ NÂSİR: dostlarına yardım eden

411- YÂ CÂBİR: kırık gönülleri saran ve zararları telâfi eden

412- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- BERRİ VE’L- BAHRİ SEBÎLÜH: karada ve denizde yolu olan

413- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- ÂFÂKİ ÂYÂTÜH: dış âlemde âyetleri bulunan

414- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- ÂYÂTİ BURHÂNÜH: âyetlerinde delili olan

415- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- MEMÂTİ KUDRETÜH: ölümlerde kudreti tecellî eden

416- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- KUBÛRİ İZZETÜH: kabirlerde izzeti olan

417- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- KİYÂMETİ MİLKETÜH: kıyamette saltanat olan

418- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- HİSÂBİ HEYBETÜH: hisapta heybeti olan

419- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- MÎZÂNİ KADÂÜH: mizanda hükmü olan

420- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- CENNETİ RAHMETÜH: cennette rahmeti olan

421- YÂ MEN HÜVE Fİ’N- NÂRİ AZÂBÜH: cehennemde azabı olan

422- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YEHREBÜ’L- HÂİFÛN: korkanların Kendisine kaçtığı

423- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YEFZEU’L- MÜZNİBÛN: günahkârların Kendisine sığındığı

424- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YAKSİDÜ’L- MÜNÎBÛN: tevbe edenlerin Kendisine yöneldiği

425- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YELCEÜ’L- ÂSÛN: âsilerin Kendisine iltica ettiği

426- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YERĞABÜ’Z- ZÂHİDÛN: zâhidlerin kendisine rağbet ettiği

427- YÂ MEN HÜVE FÎHİ YATMAÜ’L- HÂTİÛN: hatalıların kendisine ümit beslediği

428- YÂ MEN HÜVE YESTENİSÜ BİHİ’L- MÜRÎDÛN: kendisini arzulayanların kendisiyle ünsiyet bulduğu

429- YÂ MEN HÜVE YEFTEHİRU BİHİ’L- MUHSİNÛN: iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği

430- YÂ MEN HÜVE ALEYHİ YETEVEKKELÜ’L- MÜTEVEKKİLÛN: tevekkül edenlerin kendisine güvendiği

431- YÂ MEN HÜVE YESKÜNÜ BİHİ’L- MÛKİNÛN: kuvvetle iman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu

432- YÂ AKRABU MİN KÜLLİ KARÎB: bütün yakınlardan daha yakın

433- YÂ EHABBU MİN KÜLLİ HABÎB: bütün sevilenlerden daha sevgili

434- YÂ AZAMU MİN KÜLLİ AZÎM: bütün büyüklerden daha buyuk

435- YÂ EAZZÜ MİN KÜLLİ AZÎZ: bütün izzet sahiplerinden daha Azîz

436- YÂ AKVÂ MİN KÜLLİ KAVİY: bütün kuvvetlilerden daha Kavi

437- YÂ AĞNÂ MİN KÜLLİ ĞANİY: bütün zenginlerden daha zengin

438- YÂ ECVEDÜ MİN KÜLLİ CEVÂD: bütün cömertlerden daha cömert

439- YÂ EREFÜ MİN KÜLLİ RAÛF: bütün şefkatlilerden daha Raûf

440- YÂ ERHAMÜ MİN KÜLLİ RAHÎM: bütün merhametlilerden daha Rahîm

441- YÂ ECELLÜ MİN KÜLLİ CELÎL: bütün yücelerden daha yüce

442- YÂ KARÎB: herşeye herşeyden yakın olan

443- YÂ RAKÎB: bütün mahlukatı gözetleyen

444- YÂ HABÎB: mü’minlerin sevgilisi olan

445- YÂ MUCÎB: kulların dualarına cevap veren

446- YÂ HASÎB: kulların bütün fiilerinin hesabını gören

447- YÂ TABÎB: bütün dertlere devâ veren

448- YÂ BASÎR: herşeyi bütün incelikleriyle gören

449- YÂ HABÎR: herşeyden haberdâr olan

450- YÂ MÜNÎR: herşeyi nûruyla aydınlatan

451- YÂ MÜBÎN: kullarına gerekli herşeyi açıklayan ve varlığı apaçık olan

452- YÂ ĞALİBEN ĞAYRA MAĞLÛB: mağlub olmayan Galib

453- YÂ SÂNİAN ĞAYRA MASNU: yaratılmış olmayan Sanatkâr

454- YÂ HÂLİKAN ĞAYRA MAHLÛK: mahluk olmayan Yaratıcı

455- YÂ MÂLİKEN ĞAYRA MEMLÛK: sahip olunamayan mülk sahibi

456- YÂ KÂHİRAN ĞAYRA MAKHÛR: kendisine üstün gelinemeyen Kâhir

457- YÂ RÂFİAN ĞAYRA MERFU: yükseltilmekten münezzeh olan yükseltici

458- YÂ HÂFİZAN ĞAYRA MAHFÛZ: korunmayan koruyucu

459- YÂ NÂSİRAN ĞAYRA MENSÛR: yardım edilmeyen yardım edici

460- YÂ ŞÂHİDEN ĞAYRA ĞAİB: gaib olmayan Şâhid

461- YÂ KARÎBEN ĞAYRA BAÎD: uzak olmayan yakın

462- YÂ NÛRAN NÛR: nûrların nûru

463- YÂ MÜNEVVİRAN NÛR: nûrları nûrlandıran

464- YÂ MUSAVVİRAN NÛR: nûrlara suret ve şekil veren

465- YÂ HÂLİKAN NÛR: nûrları yaratan

466- YÂ MUKADDİRAN NÛR: nûrları takdir eden

467- YÂ MUDEBBİRAN NÛR: nûrları idâre eden

468- YÂ NÛRAN KABLE KÜLLİ NÛR: bütün nûrlardan evvel olan Nûr

469- YÂ NÛRAN BADE KÜLLİ NÛR: bütün nûrlardan sonrada varlığı devâm eden Nûr

470- YÂ NÛRAN FEVKA KÜLLİ NÛR: bütün nûrların üstünde olan Nûr

471- YÂ NÛRAN LEYSE MİSLEHÛ NÛR: hiçbir nûr kendisine benzemeyen Nûr

472- YÂ MEN ATÂHÛ ŞERÎF: bağış ve ihsanı şerefli olan

473- YÂ MEN FİLÜHÛ LÂTÎF: fiili Latîf olan

474- YÂ MEN LÜTFUHÛ MUKÎM: lütfu dâim olan

475- YÂ MEN İHSÂNUHÛ KADÎM: ihsanı kadîm olan

476- YÂ MEN KAVLÜHÛ HAK: sözü hak olan

477- YÂ MEN VADÜHÛ SİDK: vaadi doğru olan

478- YÂ MEN AFVÜHÛ FADL: affı fazl olan

479- YÂ MEN AZÂBÜHÛ ADL: azabı adalet olan

480- YÂ MEN ZİKRUHÛ HULV: zikri tatlı olan

481- YÂ MEN ÜNSÜHÛ LEZÎZ: dostluğu (birlikteliği) lezzetli olan

482- YÂ MÜNEVVİL: kullarına nimet ihsan eden

483- YÂ MUFASSİL: bütün müşkülleri hâlleden ve hak ile bâtılın arasını ayıran

484- YÂ MÜBEDDİL: istediğini istediği şekilde değiştiren

485- YÂ MÜSEHHİL: zorlukları kolaylaştıran

486- YÂ MÜZELLİL: istediğini zelil kılan ve mahlukatına boyun eğdiren

487- YÂ MÜNEZZİL: kitaplar ve bereketler indiren, dilediğinin rütbesini alçaltan

488- YÂ MUHAVVİL: kâinâttaki bütün işleri döndüren ve kullarını hâlden hâle sevk eden

489- YÂ MÜCEMMİL: herşeyi münâsip şekilde güzelleştiren

490- YÂ MÜKEMMİL: herşeyi kemâle erdiren

491- YÂ MUFADDİL: istediğini istediğine üstün kılan

492- YÂ MEN YERÂ VELÂ YÜRÂ: herşeyi gören, fakat Kendisi görülmeyen

493- YÂ MEN YAHLÜKU VELÂ YUHLÂK: herşeyi yaratan, fakat kendisi yaratılmayan

494- YÂ MEN YEHDÎ VELÂ YÜHDÂ: herşeye yol gösteren fakat Kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan

495- YÂ MEN YUHYÎ VELÂ YUHYÂ: hayat veren, fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan

496- YÂ MEN YUTİMU VELÂ YUTAM: herşeyi doyuran fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan

497- YÂ MEN YÜCÎRU VELÂ YÜCÂR: herşeyi koruyan fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan

498- YÂ MEN YAKDÎ VELÂ YUKDÂ ALEYH: herşey hakkında karar veren fakat kendisi hakkında karar verilmeyen

499- YÂ MEN YAHKÜMU VELÂ YUHKEMU ALEYH: hüküm veren, fakat kendisine hükmedilemeyen

500- YÂ MEN LEM YELİD VELEM YÛLED: doğurmayan ve doğmayan

501- YÂ VE LEM YEKÜN LEHÛ KÜFÜVEN EHAD: hiçbirşey kendisine denk olmayan

502- YÂ NİME’L- HABÎB: en iyi sevgili

503- YÂ NİME’T-TABÎB: en iyi şifâ veren

504- YÂ NİME’L- HASÎB: en iyi hesap gören

505- YÂ NİME’L- KARÎB: en iyi yakın

506- YÂ NİME’R- RAKÎB: en iyi gözetleyici

507- YÂ NİME’L- MÜCÎB: en iyi cevap veren

508- YÂ NİME’L- ENÎS: en iyi dost

509- YÂ NİME’L- VEKÎL: en iyi vekil

510- YÂ NİME’L- MEVLÂ: en iyi efendi

511- YÂ NİME’N-NASÎR: en iyi yardımcı

512- YÂ SÜRÛRE’L- ÂRİFÎN: kendisini tanıyanların sevinç kaynağı

513- YÂ ENÎSE’L- MÜRÎDÎN: kendisini arzuluyanların dostu

514- YÂ MUĞÎSE’L- MÜŞTÂKÎN: kendisine müştak olanların imdadına koşan

515- YÂ HABÎBE’T- TEVVÂBÎN: tevbekârların sevgilisi

516- YÂ RÂZİKA’L- MUKİLLÎN: ihtiyaç sahiplerine rızık veren

517- YÂ RECÂE’L- MÜZNİBÎN: günahkârların ümidi

518- YÂ KÂŞİFE’L- MEKRÛBÎN: sıkıntıda olanların ferahlatıcısı

519- YÂ MÜNEFFİSEN ANİ’L- MAĞMÛMÎN: gamlılara nefes aldıran

520- YÂ MÜFERRİCEN ANİ’L- MAHZÛNÎN: mahzunlara (üzüntülülere) kurtuluş yolu gösteren

521- YÂ İLÂHE’L- EVVELÎNE VE’L-

ÂHİRÎN: evvel ve âhirlerin ilâhı

522- YÂ RABBE’L- CENNETİ VE’N-NÂR: cennet ve cehennemin Rabbi

523- YÂ RABBE’N-NEBİYYÎNE VE’L- AHYÂR: peygamberler ve hayırların Rabbi

524- YÂ RABBE’S- SİDDÎKÎNE VE’L- EBRÂR: sıddıkların ve iyilerin Rabbi

525- YÂ RABBE’S- SİĞÂRİ VE’L- KİBÂR: küçüklerin ve büyüklerin Rabbi

526- YÂ RABBE’L- HUBÛBİ VE’L- ESMÂR: danelerin ve meyvelerin Rabbi

527- YÂ RABBE’L- ENHÂRİ VE’L- EŞCÂR: nehirlerin ve ağaçların Rabbi

528- YÂ RABBE’S- SAHÂRA VE’L- ĞİFÂR: sahraların ve çöllerin Rabbi

529- YÂ RABBE’L- ABÎDİ VE’L- AHRÂR: kölelerin ve hürlerin Rabbi

530- YÂ RABBE’L- İLÂNİ VE’L- İSRÂR: açığa çıkarma ve gizlemelerin Rabbi

531- YÂ RABBE’L- LEYLİ VE’N-NEHÂR: gece ve gündüzün Rabbi

532- YÂ MEN LAHİKA FÎ KÜLLİ ŞEY’İN İLMÜH: ilmi herşeye ulaşan

533- YÂ MEN NEFEZE Bİ KÜLLİ ŞEY’İN BASARUH: görüşü herşeyi nüfüz eden

534- YÂ MEN BELAĞAT İLÂ KÜLLİ ŞEY’İN KUDRETÜH: kudreti herşeye baliğ olan

535- YÂ MEN LÂ YUHSİ’L- İBÂDÜ NAMÂEH: nimetleri sayılamayan

536- YÂ MEN LÂ TEBLÜĞUL HALÂİKU ŞÜKREH: mahlukatın, gerçek şükrüne erişemediği

537- YÂ MEN LÂ TÜDRİKÜ’L- EFHÂMU CELÂLEH: zihinlerin,yüceliğini idrak edemediği

538- YÂ MEN LÂ TENÂLÜ’L- EVHÂMÜ KÜNHEH: hayallerin hakikatine erişemediği

539- YÂ MENİ’L- AZAMETÜ VE’L- KİBRİYÂU RİDÂUH: azamet ve kibriya örtüsü olan

540- YÂ MENİ’L- HEYBETÜ VE’S- SULTÂNÜ BEHÂUH: heybet ve saltanat güzelliği olan

541- YÂ MEN TEAZZEZE Bİ’L- İZZİ BEKÂUH: bekâsı izzetle üstün olan

542- YÂ MEN LEHÜ’L- MESELÜ’L- ALÂ: en yüce misaller kendisine ait olan

543- YÂ MEN LEHÜS- SİFÂTÜ’L- ULÂ: en yüce sıfatlar kendisine ait olan

544- YÂ MEN LEHÜ’L- ÂHİRETÜ VE’L- ÛLÂ: âhiret ve dünya kendisine ait olan

545- YÂ MEN LEHÜ’L- CENNETÜ’L- MEVÂ: Cennetü’l- Mev’a kendisine ait olan

546- YÂ MEN LEHÜN NÂRU VE’L- LEZÂ: cehennem ve ateşi kendisine ait olan

547- YÂ MEN LEHÜ’L- ÂYÂTÜ’L- KÜBRÂ: en büyük ayetler kendisine ait olan

548- YÂ MEN LEHÜ’L- ESMÂÜ’L- HÜSNÂ: en güzel isimler kendisine ait olan

549- YÂ MEN LEHÜ’L- HUKMU VE’L- KADÂ: hüküm ve kaza kendisine ait olan

550- YÂ MEN LEHÜS- SEMÂVÂTÜ’L- ULÂ: yüce gökler kendisine ait olan

551- YÂ MEN LEHÜ’L- ARŞU VE’S- SERÂ: arş ve yer kendisine ait olan

552- YÂ AFÜVVÜ: kullarını çok çok affeden

553- YÂ ĞAFÛR: kullarının günahlarını çokça bağışlayan

554- YÂ VEDÛD: itâatkâr kullarını çok seven ve sevilmeye layık olan

555- YÂ ŞEKÛR: rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan

556- YÂ SABÛR: asileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden

557- YÂ RAÛF: kullarına çok merhamet edip esirgeyen

558- YÂ ATÛF: kullarına karşı pek merhametli olan

559- YÂ KUDDÛS: bütün mahlukatı maddî ve mânevî kirlerden arındıran

560- YÂ HAYYU: gerçek hayat sahibi olan

561- YÂ KAYYÛM: gökleri, yeri ve bütün mahlukatı ayakta tutan

562- YÂ MEN HÜVE Fİ’S- SEMÂİ AZAMETUH: semada azameti görülen

563- YÂ MEN HÜVE FÎ’L- ARDİ ÂYÂTÜH: yerde ayetleri tecelli eden

564- YÂ MEN HÜVE FÎ KÜLLİ ŞEY’İN DELÂİLÜH: herşeyde delilleri bulunan

565- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- BİHÂRİ ACÂİBUH: denizde acaib sanatları bulunan

566- YÂ MEN YEBDEU’L- HALKA SÜMME YUÎDUH: mahlukatı ilk defa yaratıp, öldükten sonra tekrar dirilten

567- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- CİBÂLİ HAZÂİNUH: dağlarda hazineleri bulunan

568- YÂ MEN AHSENE KÜLLE ŞEY’İN HALAKAH: yarattığı herşeyi en güzel yapan

569- YÂ MEN İLEYHİ YURCEU’L- EMRE KÜLLÜH: bütün işler kendisine dönen

570- YÂ MEN ZAHERA FÎ KÜLLİ ŞEY’İN LÜTFUH: herşeyde lütfu açıkça görülen

571- YÂ MEN YUARRİFU’L- HALÂİKA KUDRETEH: mahlukatına kudretini tanıtan

572- YÂ HABÎBE MEN LÂ HABÎBE LEH: sevgilisi olmayanların sevgilisi

573- YÂ TABÎBE MEN LÂ TABÎBE LEH: tabibi olmayanların tabibi

574- YÂ MÛCÎBE MEN LÂ MÛCÎBE LEH: isteklerini dinleyip cevap verecek kimsesi olmayanların cevaplayıcısı

575- YÂ ŞEFÎKA MEN LÂ ŞEFÎKA LEH: şefkat edecek kimsesi olmayanların şefkat edicisi

576- YÂ RAFÎKA MEN LÂ RAFÎKA LEH: arkadaşı olmayanların arkadaşı (kimsesizlerin kimsesi)

577- YÂ ŞEFÎA MEN LÂ ŞEFÎA LEH: şefâat edecek kimsesi olmayanların şefâatçısı

578- YÂ MUĞÎSE MEN LÂ MUĞÎSE LEH: imdadına koşacak kimsesi olmayanların imdadına koşan

579- YÂ DELÎLE MEN LÂ DELÎLE LEH: yol gösterecek kimsesi olmayanların rehberi

580- YÂ KAİDE MEN LÂ KAİDE LEH: rehberi olmayanların rehberi

581- YÂ RÂHİME MEN LÂ RÂHİME LEH: merhamet edecek kimsesi olmayanların merhamet edicisi

582- YÂ KÂFİYE MEN İSTEKFÂH: kendisini herşeye bedel yeter görenlerin kafi olan

583- YÂ HÂDİYE MEN İSTEHDÂH: kendisinden hidâyet isteyenlerin hidâyet edicisi

584- YÂ KÂLİYE MEN İSTEKLÂH: kendisinden himaye isteyenleri koruyan

585- YÂ DÂİYE MEN İSTEDÂH: kendisini çağıranları cennete davet eden

586- YÂ ŞÂFİYE MEN İSTEŞFÂH: kendisinden şifâ isteyene şifâ veren

587- YÂ KÂDİYE MEN İSTEKDÂH: kendisinden hükmetmesini isteyenler hakkında hükmeden

588- YÂ MUĞNİYE MEN İSTEĞNÂH: maddî ve mânevî zenginlik isteyenleri zenginleştiren

589- YÂ MÛFİYE MEN İSTEVFÂH: Kendisinden ihtiyacının yerine getirilmesini isteyenlerin ihtiyaçlarına yeterli cevap veren

590- YÂ MUKAVVİYE MENİS- TAKVÂH: kuvvet ve güç isteyenlere kafi güç ve kuvvet veren

591- YÂ VELİYYE MEN İSTEVLÂH: Kendisinden dostluk ve sahiplik isteyenlerin dost ve sahibi

592- YÂ EVVEL-: herşeyden önce olan

593- YÂ ÂHİR: herşeyden sonra olan

594- YÂ ZÂHİR: varlığı apaçık görünen

595- YÂ BÂTİN: herşeyin içyüzünden haberdar olan

596- YÂ HÂLİK: herşeyi yoktan yaratan

597- YÂ RÂZİK: herşeyi münasip bir şekilde rızıklandıran

598- YÂ SÂDİK: her işi doğru olan ve sözünü yerine getiren

599- YÂ SÂBİK: varlığı herşeyden önce olan

600- YÂ SÂİK: herşeyi mukadder hedefine sevk eden

601- YÂ FÂLİK: tohum ve çekirdekleri yarıp sümbüllendiren

602- YÂ MEN YUKALLİBÜ’L- LEYLE VE’N-NEHÂR: gece ve gündüzü peş peşe değiştiren

603- YÂ MEN HALAKA’Z- ZULÜMÂTİ VE’N-NÛR: karanlıkları ve nûru yaratan

604- YÂ MEN CEALE’Z- ZİLLE VE’L- HARÛR: gölgeleri ve harareti meydana getiren

605- YÂ MEN SEHHARA’Ş- ŞEMSE VE’L- KAMER: güneşe ve aya boyun eğdiren

606- YÂ HALAKA’L- MEVTE VE’L- HAYÂT: ölümü ve hayatı yaratan

607- YÂ MEN LEHÜ’L- HALKU VE’L- EMRU: yaratmak ve emretmek kendisine ait olan

608- YÂ MEN LEM YETTAHİZ SAHİBETEN VELÂ VELEDÂ: eş ve evlat edinmeyen

609- YÂ MEN LEM YEKÜN LEHÜ ŞERÎKÜN Fİ’L- MÜLKİ: mülkünde hiçbir şeriki olmayan

610- YÂ MEN LEM YEKÜN LEHÜ VELİYYÜN MİNEZZÜLLİ: zilletten münezzeh olduğu için dosta ihtiyacı olmayan

611- YÂ MEN LEHÜ’L- HAVLÜ VE’L- KUVVEH: havl ve kuvvet kendisine ait olan

612- YÂ MEN YALEMÜ MÛRÂDE’L- MÜRÎDÎN: kendisini arzuluyanların muradını bilen

613- YÂ MEN YEMLİKÜ HAVÂİCE’S- SÂİLÎN: kendisinden dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahib olan

614- YÂ MEN YESMEU ENÎNE’L- VÂLİHÎN: üzüntüsünden kendinden geçenlerin inlemelerini işiten

615- YÂ MEN YERÂ BÜKÂE’L- HÂİFÎN: kendisinden korkarak ağlayanların ağlayışlarını duyan

616- YÂ MEN YALEMÜ DAMÎRA’S- SÂMİTÎN: suskunların içinden gelenleri bilen

617- YÂ MEN YERÂ NEDEME’N-NÂDİMÎN: günahlarından pişmanlık duyanların nedametini gören

618- YÂ MEN YAKBELÜ UZRE’T- TÂİBÎN: tevbekârların özrünü kabul eden

619- YÂ MEN LÂ YUSLİHU AMELE’L- MÜFSİDÎN : fesatçıların işini düzeltmeyen

620- YÂ MEN LÂ YUDÎU ECRE’L- MUHSİNÎN : iyilik yapanların mükâfatını zayi etmeyen

621- YÂ MEN LÂ YEBUDÛ AN KULÛBİ’L- ÂRİFÎN: kendisini tanıyanların kalplerinden uzaklaşmayan

622- YÂ DÂİME’L- BEKÂİ: bekâsı daim olan

623- YÂ ĞÂFİRE’L- HATÂİ: hataları bağışlayan

624- YÂ SÂMİA’D- DUÂİ: duaları işiten

625- YÂ VÂSİA’L- ATÂİ: ihsanı geniş olan

626- YÂ RÂFİA’S- SEMÂİ: gökleri yükselten

627- YÂ KÂŞİFE’L- BELÂİ: belâları defeden

628- YÂ AZÎME’S- SENÂİ: medh ü senâsı büyük olan

629- YÂ KADÎME’S- SENÂİ: varlığının parlaklığıkadimolan

630- YÂ KESÎRE’L- VEFÂİ: vefasıçokolan

631- YÂ ŞERÎFE’L- CEZÂİ: mükâfatıyüksek olan

632- YÂ ĞAFFÂR: çokaffeden

633- YÂ SETTÂR: ayıplarıçokçaörten

634- YÂ KAHHÂR: herşeye galipgelen ve düşmanlarınıKahreden





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder