348- YÂ MEN HÜVE FÎ ŞEREFİHÎ AZÎZÜN: şerefinde Azîz
349- YÂ MEN HÜVE FÎ İZZETİHÎ AZÎMUN: izzetinde Azîm
350- YÂ MEN HÜVE FÎ AZAMETİHÎ MECÎDUN: azametinde Mecîd
351- YÂ MEN HÜVE FÎ MECDİHÎ HAMÎDUN: yüceliğinde Hamîd
352- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂDİUN LEH: her şeyin kendisine boyun eğdiği
353- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİNÜN LEH: her şey kendisi için var olan
354- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MEVCÛDUN LEH: her şey kendisi için mevcûd olan
355- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜNÎBUN LEH: her şeyin kendisine döndüğü
356- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂİFUN MİNHU: her şeyin kendisinden korktuğu
357- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜSEBBİHUN LEH: her şeyin kendini tesbih ettiği
358- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİMUN BİH: her şey kendisiyle ayakta olan
359- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂŞİUN LEH: her şeyin kendisine itâat ettiği
360- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN SÂİRUN İLEYH: her şeyin kendisine yöneldiği
361- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂLİKUN İLLÂ VECHEH: kendisine bakan yüzü müstesna her şeyin fâni olduğu
362- YÂ KÂFÎ: kullarına yeten
363- YÂ ŞÂFÎ: her türlü derde devâ veren
364- YÂ VÂFÎ: vaadinde duran
365- YÂ MUÂFÎ kullarına âfiyet veren
366- YÂ ÂLÎ: her şeyiyle yüce olan
367- YÂ DÂÎ: iyiliğe ve cennete dâvet eden
368- YÂ RÂDÎ: iyi kullarından hoşnut olan
369- YÂ KÂDÎ: hikmet ve adaletle hükmeden
370- YÂ BÂKÎ: varlığının sonu olmayan
371- YÂ HÂDÎ: dilediğini doğru yola ulaştıran
372- YÂ MEN LÂ MEFERRA İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kaçılacak yer olmayan
373- YÂ MEN LÂ MEFZEA İLLÂ İLEYH: kendisinden sığınılacak yer olmayan
374- YÂ MEN LÂ MELCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka iltica edilecek yer olmayan
375- YÂ MEN LÂ YÜTEVEKKELÜ İLLÂ LEYH: kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan
376- YÂ MEN LÂ MAKSADE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka maksud olmayan
377- YÂ MEN LÂ MENCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan
378- YÂ MEN LÂ YURĞABU İLLÂ İLEYH: kendisinden başkasına rağbet edilmeyen
379- YÂ MEN LÂ YUBEDU İLLÂ İYYÂH: kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen
380- YÂ MEN LÂ YÜSTEÂNU İLLÂ MİNH: kendisinden başkasından yardım istenilmeyen
348- YÂ MEN HÜVE FÎ ŞEREFİHÎ AZÎZÜN: şerefinde Azîz
349- YÂ MEN HÜVE FÎ İZZETİHÎ AZÎMUN: izzetinde Azîm
350- YÂ MEN HÜVE FÎ AZAMETİHÎ MECÎDUN: azametinde Mecîd
351- YÂ MEN HÜVE FÎ MECDİHÎ HAMÎDUN: yüceliğinde Hamîd
352- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂDİUN LEH: her şeyin kendisine boyun eğdiği
353- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİNÜN LEH: her şey kendisi için var olan
354- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MEVCÛDUN LEH: her şey kendisi için mevcûd olan
355- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜNÎBUN LEH: her şeyin kendisine döndüğü
356- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂİFUN MİNHU: her şeyin kendisinden korktuğu
357- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN MÜSEBBİHUN LEH: her şeyin kendini tesbih ettiği
358- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN KÂİMUN BİH: her şey kendisiyle ayakta olan
359- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂŞİUN LEH: her şeyin kendisine itâat ettiği
360- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN SÂİRUN İLEYH: her şeyin kendisine yöneldiği
361- YÂ MEN HÜVE KÜLLÜ ŞEY’’İN HÂLİKUN İLLÂ VECHEH: kendisine bakan yüzü müstesna her şeyin fâni olduğu
362- YÂ KÂFÎ: kullarına yeten
363- YÂ ŞÂFÎ: her türlü derde devâ veren
364- YÂ VÂFÎ: vaadinde duran
365- YÂ MUÂFÎ kullarına âfiyet veren
366- YÂ ÂLÎ: her şeyiyle yüce olan
367- YÂ DÂÎ: iyiliğe ve cennete dâvet eden
368- YÂ RÂDÎ: iyi kullarından hoşnut olan
369- YÂ KÂDÎ: hikmet ve adaletle hükmeden
370- YÂ BÂKÎ: varlığının sonu olmayan
371- YÂ HÂDÎ: dilediğini doğru yola ulaştıran
372- YÂ MEN LÂ MEFERRA İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kaçılacak yer olmayan
373- YÂ MEN LÂ MEFZEA İLLÂ İLEYH: kendisinden sığınılacak yer olmayan
374- YÂ MEN LÂ MELCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka iltica edilecek yer olmayan
375- YÂ MEN LÂ YÜTEVEKKELÜ İLLÂ LEYH: kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan
376- YÂ MEN LÂ MAKSADE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka maksud olmayan
377- YÂ MEN LÂ MENCEE İLLÂ İLEYH: kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan
378- YÂ MEN LÂ YURĞABU İLLÂ İLEYH: kendisinden başkasına rağbet edilmeyen
379- YÂ MEN LÂ YUBEDU İLLÂ İYYÂH: kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen
380- YÂ MEN LÂ YÜSTEÂNU İLLÂ MİNH: kendisinden başkasından yardım istenilmeyen
381- YÂ MEN LÂ HAVLE VELÂ KUVVETE İLLÂ BİH: kendisinden başka güç ve kuvvet sahibi bulunmayan
382- YÂ HAYRA’L- MERHÛBÎN: kendisine kaçılanların en hayırlısı
383- YÂ HAYRA’L- MATLÛBÎN: matlubların en hayırlısı
384- YÂ HAYRA’L- MERĞÛBÎN: rağbet edilenlerin en hayırlısı
385- YÂ HAYRA’L- MESÛLÎN: dilekte bulunanların en hayırlısı
386- YÂ HAYRA’L- MAKSÛDÎN: maksud olanların en hayırlısı
387- YÂ HAYRA’L- MEZKÛRÎN: zikredilenlerin en hayırlısı
388- YÂ HAYRA’L- MEŞKÛRÎN: sükredilenlerin en hayırlısı
389- YÂ HAYRA’L- MAHBÛBÎN: sevilenlerin en hayırlısı
390- YÂ HAYRA’L- MÜNZİLÎN: indirenlerin en hayırlısı
391- YÂ HAYRA’L- MÜSTENİSÎN: kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı
392- YÂ MEN HÜVE HALAKA FESEVVÂ: yaratıp düzene koyan
393- YÂ MEN HÜVE KADDERA FEHEDÂ: takdir edip hedefe götüren
394- YÂ MEN HÜVE YEKŞİFÜ’L- BELVÂ: belâyı kaldıran
395- YÂ MEN HÜVE YESMEUN NECVÂ: gizli yakarışı işiten
396- YÂ MEN HÜVE YÜNKİZÜ’L- GARKÂ: batmışı kurtaran
397- YÂ MEN HÜVE YÜNCİ’L- HELKÂ: helak olana necat veren
398- YÂ MEN HÜVE YEŞFİ’L- MERDÂ: hastaya şifâ veren
399- YÂ MEN HÜVE EMÂTE VE AHYÂ: öldüren ve dirilten
400- YÂ MEN HÜVE ADHAKE VE EBKÂ: güldüren ve ağlatan
401- YÂ MEN HÜVE EDALLE VE EHDÂ: saptıran ve hidâyete erdiren
402- YÂ ĞAFİR: dilediği kullarının günahlarını silen
403- YÂ SÂTİR: ayıp ve kusurları örten
404- YÂ KÂHİR: düşmanlarını mağlub eden
405- YÂ KÂDİR: herşeye gücü yeten
406- YÂ NAZİR: bütün mahlukatının hâllerini gören
407- YÂ FATİR: bütün mahlukatı yoktan var eden
408- YÂ ŞÂKİR: kendine yapılan ibâdet ve şükürlere bol mükâfat veren
409- YÂ ZÂKİR: kendisini zikredenleri yâd eden
410- YÂ NÂSİR: dostlarına yardım eden
411- YÂ CÂBİR: kırık gönülleri saran ve zararları telâfi eden
412- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- BERRİ VE’L- BAHRİ SEBÎLÜH: karada ve denizde yolu olan
413- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- ÂFÂKİ ÂYÂTÜH: dış âlemde âyetleri bulunan
414- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- ÂYÂTİ BURHÂNÜH: âyetlerinde delili olan
415- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- MEMÂTİ KUDRETÜH: ölümlerde kudreti tecellî eden
416- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- KUBÛRİ İZZETÜH: kabirlerde izzeti olan
417- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- KİYÂMETİ MİLKETÜH: kıyamette saltanat olan
418- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- HİSÂBİ HEYBETÜH: hisapta heybeti olan
419- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- MÎZÂNİ KADÂÜH: mizanda hükmü olan
420- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- CENNETİ RAHMETÜH: cennette rahmeti olan
421- YÂ MEN HÜVE Fİ’N- NÂRİ AZÂBÜH: cehennemde azabı olan
422- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YEHREBÜ’L- HÂİFÛN: korkanların Kendisine kaçtığı
423- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YEFZEU’L- MÜZNİBÛN: günahkârların Kendisine sığındığı
424- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YAKSİDÜ’L- MÜNÎBÛN: tevbe edenlerin Kendisine yöneldiği
425- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YELCEÜ’L- ÂSÛN: âsilerin Kendisine iltica ettiği
426- YÂ MEN HÜVE İLEYHİ YERĞABÜ’Z- ZÂHİDÛN: zâhidlerin kendisine rağbet ettiği
427- YÂ MEN HÜVE FÎHİ YATMAÜ’L- HÂTİÛN: hatalıların kendisine ümit beslediği
428- YÂ MEN HÜVE YESTENİSÜ BİHİ’L- MÜRÎDÛN: kendisini arzulayanların kendisiyle ünsiyet bulduğu
429- YÂ MEN HÜVE YEFTEHİRU BİHİ’L- MUHSİNÛN: iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği
430- YÂ MEN HÜVE ALEYHİ YETEVEKKELÜ’L- MÜTEVEKKİLÛN: tevekkül edenlerin kendisine güvendiği
431- YÂ MEN HÜVE YESKÜNÜ BİHİ’L- MÛKİNÛN: kuvvetle iman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu
432- YÂ AKRABU MİN KÜLLİ KARÎB: bütün yakınlardan daha yakın
433- YÂ EHABBU MİN KÜLLİ HABÎB: bütün sevilenlerden daha sevgili
434- YÂ AZAMU MİN KÜLLİ AZÎM: bütün büyüklerden daha buyuk
435- YÂ EAZZÜ MİN KÜLLİ AZÎZ: bütün izzet sahiplerinden daha Azîz
436- YÂ AKVÂ MİN KÜLLİ KAVİY: bütün kuvvetlilerden daha Kavi
437- YÂ AĞNÂ MİN KÜLLİ ĞANİY: bütün zenginlerden daha zengin
438- YÂ ECVEDÜ MİN KÜLLİ CEVÂD: bütün cömertlerden daha cömert
439- YÂ EREFÜ MİN KÜLLİ RAÛF: bütün şefkatlilerden daha Raûf
440- YÂ ERHAMÜ MİN KÜLLİ RAHÎM: bütün merhametlilerden daha Rahîm
441- YÂ ECELLÜ MİN KÜLLİ CELÎL: bütün yücelerden daha yüce
442- YÂ KARÎB: herşeye herşeyden yakın olan
443- YÂ RAKÎB: bütün mahlukatı gözetleyen
444- YÂ HABÎB: mü’minlerin sevgilisi olan
445- YÂ MUCÎB: kulların dualarına cevap veren
446- YÂ HASÎB: kulların bütün fiilerinin hesabını gören
447- YÂ TABÎB: bütün dertlere devâ veren
448- YÂ BASÎR: herşeyi bütün incelikleriyle gören
449- YÂ HABÎR: herşeyden haberdâr olan
450- YÂ MÜNÎR: herşeyi nûruyla aydınlatan
451- YÂ MÜBÎN: kullarına gerekli herşeyi açıklayan ve varlığı apaçık olan
452- YÂ ĞALİBEN ĞAYRA MAĞLÛB: mağlub olmayan Galib
453- YÂ SÂNİAN ĞAYRA MASNU: yaratılmış olmayan Sanatkâr
454- YÂ HÂLİKAN ĞAYRA MAHLÛK: mahluk olmayan Yaratıcı
455- YÂ MÂLİKEN ĞAYRA MEMLÛK: sahip olunamayan mülk sahibi
456- YÂ KÂHİRAN ĞAYRA MAKHÛR: kendisine üstün gelinemeyen Kâhir
457- YÂ RÂFİAN ĞAYRA MERFU: yükseltilmekten münezzeh olan yükseltici
458- YÂ HÂFİZAN ĞAYRA MAHFÛZ: korunmayan koruyucu
459- YÂ NÂSİRAN ĞAYRA MENSÛR: yardım edilmeyen yardım edici
460- YÂ ŞÂHİDEN ĞAYRA ĞAİB: gaib olmayan Şâhid
461- YÂ KARÎBEN ĞAYRA BAÎD: uzak olmayan yakın
462- YÂ NÛRAN NÛR: nûrların nûru
463- YÂ MÜNEVVİRAN NÛR: nûrları nûrlandıran
464- YÂ MUSAVVİRAN NÛR: nûrlara suret ve şekil veren
465- YÂ HÂLİKAN NÛR: nûrları yaratan
466- YÂ MUKADDİRAN NÛR: nûrları takdir eden
467- YÂ MUDEBBİRAN NÛR: nûrları idâre eden
468- YÂ NÛRAN KABLE KÜLLİ NÛR: bütün nûrlardan evvel olan Nûr
469- YÂ NÛRAN BADE KÜLLİ NÛR: bütün nûrlardan sonrada varlığı devâm eden Nûr
470- YÂ NÛRAN FEVKA KÜLLİ NÛR: bütün nûrların üstünde olan Nûr
471- YÂ NÛRAN LEYSE MİSLEHÛ NÛR: hiçbir nûr kendisine benzemeyen Nûr
472- YÂ MEN ATÂHÛ ŞERÎF: bağış ve ihsanı şerefli olan
473- YÂ MEN FİLÜHÛ LÂTÎF: fiili Latîf olan
474- YÂ MEN LÜTFUHÛ MUKÎM: lütfu dâim olan
475- YÂ MEN İHSÂNUHÛ KADÎM: ihsanı kadîm olan
476- YÂ MEN KAVLÜHÛ HAK: sözü hak olan
477- YÂ MEN VADÜHÛ SİDK: vaadi doğru olan
478- YÂ MEN AFVÜHÛ FADL: affı fazl olan
479- YÂ MEN AZÂBÜHÛ ADL: azabı adalet olan
480- YÂ MEN ZİKRUHÛ HULV: zikri tatlı olan
481- YÂ MEN ÜNSÜHÛ LEZÎZ: dostluğu (birlikteliği) lezzetli olan
482- YÂ MÜNEVVİL: kullarına nimet ihsan eden
483- YÂ MUFASSİL: bütün müşkülleri hâlleden ve hak ile bâtılın arasını ayıran
484- YÂ MÜBEDDİL: istediğini istediği şekilde değiştiren
485- YÂ MÜSEHHİL: zorlukları kolaylaştıran
486- YÂ MÜZELLİL: istediğini zelil kılan ve mahlukatına boyun eğdiren
487- YÂ MÜNEZZİL: kitaplar ve bereketler indiren, dilediğinin rütbesini alçaltan
488- YÂ MUHAVVİL: kâinâttaki bütün işleri döndüren ve kullarını hâlden hâle sevk eden
489- YÂ MÜCEMMİL: herşeyi münâsip şekilde güzelleştiren
490- YÂ MÜKEMMİL: herşeyi kemâle erdiren
491- YÂ MUFADDİL: istediğini istediğine üstün kılan
492- YÂ MEN YERÂ VELÂ YÜRÂ: herşeyi gören, fakat Kendisi görülmeyen
493- YÂ MEN YAHLÜKU VELÂ YUHLÂK: herşeyi yaratan, fakat kendisi yaratılmayan
494- YÂ MEN YEHDÎ VELÂ YÜHDÂ: herşeye yol gösteren fakat Kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan
495- YÂ MEN YUHYÎ VELÂ YUHYÂ: hayat veren, fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan
496- YÂ MEN YUTİMU VELÂ YUTAM: herşeyi doyuran fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan
497- YÂ MEN YÜCÎRU VELÂ YÜCÂR: herşeyi koruyan fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan
498- YÂ MEN YAKDÎ VELÂ YUKDÂ ALEYH: herşey hakkında karar veren fakat kendisi hakkında karar verilmeyen
499- YÂ MEN YAHKÜMU VELÂ YUHKEMU ALEYH: hüküm veren, fakat kendisine hükmedilemeyen
500- YÂ MEN LEM YELİD VELEM YÛLED: doğurmayan ve doğmayan
501- YÂ VE LEM YEKÜN LEHÛ KÜFÜVEN EHAD: hiçbirşey kendisine denk olmayan
502- YÂ NİME’L- HABÎB: en iyi sevgili
503- YÂ NİME’T-TABÎB: en iyi şifâ veren
504- YÂ NİME’L- HASÎB: en iyi hesap gören
505- YÂ NİME’L- KARÎB: en iyi yakın
506- YÂ NİME’R- RAKÎB: en iyi gözetleyici
507- YÂ NİME’L- MÜCÎB: en iyi cevap veren
508- YÂ NİME’L- ENÎS: en iyi dost
509- YÂ NİME’L- VEKÎL: en iyi vekil
510- YÂ NİME’L- MEVLÂ: en iyi efendi
511- YÂ NİME’N-NASÎR: en iyi yardımcı
512- YÂ SÜRÛRE’L- ÂRİFÎN: kendisini tanıyanların sevinç kaynağı
513- YÂ ENÎSE’L- MÜRÎDÎN: kendisini arzuluyanların dostu
514- YÂ MUĞÎSE’L- MÜŞTÂKÎN: kendisine müştak olanların imdadına koşan
515- YÂ HABÎBE’T- TEVVÂBÎN: tevbekârların sevgilisi
516- YÂ RÂZİKA’L- MUKİLLÎN: ihtiyaç sahiplerine rızık veren
517- YÂ RECÂE’L- MÜZNİBÎN: günahkârların ümidi
518- YÂ KÂŞİFE’L- MEKRÛBÎN: sıkıntıda olanların ferahlatıcısı
519- YÂ MÜNEFFİSEN ANİ’L- MAĞMÛMÎN: gamlılara nefes aldıran
520- YÂ MÜFERRİCEN ANİ’L- MAHZÛNÎN: mahzunlara (üzüntülülere) kurtuluş yolu gösteren
521- YÂ İLÂHE’L- EVVELÎNE VE’L-
ÂHİRÎN: evvel ve âhirlerin ilâhı
522- YÂ RABBE’L- CENNETİ VE’N-NÂR: cennet ve cehennemin Rabbi
523- YÂ RABBE’N-NEBİYYÎNE VE’L- AHYÂR: peygamberler ve hayırların Rabbi
524- YÂ RABBE’S- SİDDÎKÎNE VE’L- EBRÂR: sıddıkların ve iyilerin Rabbi
525- YÂ RABBE’S- SİĞÂRİ VE’L- KİBÂR: küçüklerin ve büyüklerin Rabbi
526- YÂ RABBE’L- HUBÛBİ VE’L- ESMÂR: danelerin ve meyvelerin Rabbi
527- YÂ RABBE’L- ENHÂRİ VE’L- EŞCÂR: nehirlerin ve ağaçların Rabbi
528- YÂ RABBE’S- SAHÂRA VE’L- ĞİFÂR: sahraların ve çöllerin Rabbi
529- YÂ RABBE’L- ABÎDİ VE’L- AHRÂR: kölelerin ve hürlerin Rabbi
530- YÂ RABBE’L- İLÂNİ VE’L- İSRÂR: açığa çıkarma ve gizlemelerin Rabbi
531- YÂ RABBE’L- LEYLİ VE’N-NEHÂR: gece ve gündüzün Rabbi
532- YÂ MEN LAHİKA FÎ KÜLLİ ŞEY’İN İLMÜH: ilmi herşeye ulaşan
533- YÂ MEN NEFEZE Bİ KÜLLİ ŞEY’İN BASARUH: görüşü herşeyi nüfüz eden
534- YÂ MEN BELAĞAT İLÂ KÜLLİ ŞEY’İN KUDRETÜH: kudreti herşeye baliğ olan
535- YÂ MEN LÂ YUHSİ’L- İBÂDÜ NAMÂEH: nimetleri sayılamayan
536- YÂ MEN LÂ TEBLÜĞUL HALÂİKU ŞÜKREH: mahlukatın, gerçek şükrüne erişemediği
537- YÂ MEN LÂ TÜDRİKÜ’L- EFHÂMU CELÂLEH: zihinlerin,yüceliğini idrak edemediği
538- YÂ MEN LÂ TENÂLÜ’L- EVHÂMÜ KÜNHEH: hayallerin hakikatine erişemediği
539- YÂ MENİ’L- AZAMETÜ VE’L- KİBRİYÂU RİDÂUH: azamet ve kibriya örtüsü olan
540- YÂ MENİ’L- HEYBETÜ VE’S- SULTÂNÜ BEHÂUH: heybet ve saltanat güzelliği olan
541- YÂ MEN TEAZZEZE Bİ’L- İZZİ BEKÂUH: bekâsı izzetle üstün olan
542- YÂ MEN LEHÜ’L- MESELÜ’L- ALÂ: en yüce misaller kendisine ait olan
543- YÂ MEN LEHÜS- SİFÂTÜ’L- ULÂ: en yüce sıfatlar kendisine ait olan
544- YÂ MEN LEHÜ’L- ÂHİRETÜ VE’L- ÛLÂ: âhiret ve dünya kendisine ait olan
545- YÂ MEN LEHÜ’L- CENNETÜ’L- MEVÂ: Cennetü’l- Mev’a kendisine ait olan
546- YÂ MEN LEHÜN NÂRU VE’L- LEZÂ: cehennem ve ateşi kendisine ait olan
547- YÂ MEN LEHÜ’L- ÂYÂTÜ’L- KÜBRÂ: en büyük ayetler kendisine ait olan
548- YÂ MEN LEHÜ’L- ESMÂÜ’L- HÜSNÂ: en güzel isimler kendisine ait olan
549- YÂ MEN LEHÜ’L- HUKMU VE’L- KADÂ: hüküm ve kaza kendisine ait olan
550- YÂ MEN LEHÜS- SEMÂVÂTÜ’L- ULÂ: yüce gökler kendisine ait olan
551- YÂ MEN LEHÜ’L- ARŞU VE’S- SERÂ: arş ve yer kendisine ait olan
552- YÂ AFÜVVÜ: kullarını çok çok affeden
553- YÂ ĞAFÛR: kullarının günahlarını çokça bağışlayan
554- YÂ VEDÛD: itâatkâr kullarını çok seven ve sevilmeye layık olan
555- YÂ ŞEKÛR: rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan
556- YÂ SABÛR: asileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden
557- YÂ RAÛF: kullarına çok merhamet edip esirgeyen
558- YÂ ATÛF: kullarına karşı pek merhametli olan
559- YÂ KUDDÛS: bütün mahlukatı maddî ve mânevî kirlerden arındıran
560- YÂ HAYYU: gerçek hayat sahibi olan
561- YÂ KAYYÛM: gökleri, yeri ve bütün mahlukatı ayakta tutan
562- YÂ MEN HÜVE Fİ’S- SEMÂİ AZAMETUH: semada azameti görülen
563- YÂ MEN HÜVE FÎ’L- ARDİ ÂYÂTÜH: yerde ayetleri tecelli eden
564- YÂ MEN HÜVE FÎ KÜLLİ ŞEY’İN DELÂİLÜH: herşeyde delilleri bulunan
565- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- BİHÂRİ ACÂİBUH: denizde acaib sanatları bulunan
566- YÂ MEN YEBDEU’L- HALKA SÜMME YUÎDUH: mahlukatı ilk defa yaratıp, öldükten sonra tekrar dirilten
567- YÂ MEN HÜVE Fİ’L- CİBÂLİ HAZÂİNUH: dağlarda hazineleri bulunan
568- YÂ MEN AHSENE KÜLLE ŞEY’İN HALAKAH: yarattığı herşeyi en güzel yapan
569- YÂ MEN İLEYHİ YURCEU’L- EMRE KÜLLÜH: bütün işler kendisine dönen
570- YÂ MEN ZAHERA FÎ KÜLLİ ŞEY’İN LÜTFUH: herşeyde lütfu açıkça görülen
571- YÂ MEN YUARRİFU’L- HALÂİKA KUDRETEH: mahlukatına kudretini tanıtan
572- YÂ HABÎBE MEN LÂ HABÎBE LEH: sevgilisi olmayanların sevgilisi
573- YÂ TABÎBE MEN LÂ TABÎBE LEH: tabibi olmayanların tabibi
574- YÂ MÛCÎBE MEN LÂ MÛCÎBE LEH: isteklerini dinleyip cevap verecek kimsesi olmayanların cevaplayıcısı
575- YÂ ŞEFÎKA MEN LÂ ŞEFÎKA LEH: şefkat edecek kimsesi olmayanların şefkat edicisi
576- YÂ RAFÎKA MEN LÂ RAFÎKA LEH: arkadaşı olmayanların arkadaşı (kimsesizlerin kimsesi)
577- YÂ ŞEFÎA MEN LÂ ŞEFÎA LEH: şefâat edecek kimsesi olmayanların şefâatçısı
578- YÂ MUĞÎSE MEN LÂ MUĞÎSE LEH: imdadına koşacak kimsesi olmayanların imdadına koşan
579- YÂ DELÎLE MEN LÂ DELÎLE LEH: yol gösterecek kimsesi olmayanların rehberi
580- YÂ KAİDE MEN LÂ KAİDE LEH: rehberi olmayanların rehberi
581- YÂ RÂHİME MEN LÂ RÂHİME LEH: merhamet edecek kimsesi olmayanların merhamet edicisi
582- YÂ KÂFİYE MEN İSTEKFÂH: kendisini herşeye bedel yeter görenlerin kafi olan
583- YÂ HÂDİYE MEN İSTEHDÂH: kendisinden hidâyet isteyenlerin hidâyet edicisi
584- YÂ KÂLİYE MEN İSTEKLÂH: kendisinden himaye isteyenleri koruyan
585- YÂ DÂİYE MEN İSTEDÂH: kendisini çağıranları cennete davet eden
586- YÂ ŞÂFİYE MEN İSTEŞFÂH: kendisinden şifâ isteyene şifâ veren
587- YÂ KÂDİYE MEN İSTEKDÂH: kendisinden hükmetmesini isteyenler hakkında hükmeden
588- YÂ MUĞNİYE MEN İSTEĞNÂH: maddî ve mânevî zenginlik isteyenleri zenginleştiren
589- YÂ MÛFİYE MEN İSTEVFÂH: Kendisinden ihtiyacının yerine getirilmesini isteyenlerin ihtiyaçlarına yeterli cevap veren
590- YÂ MUKAVVİYE MENİS- TAKVÂH: kuvvet ve güç isteyenlere kafi güç ve kuvvet veren
591- YÂ VELİYYE MEN İSTEVLÂH: Kendisinden dostluk ve sahiplik isteyenlerin dost ve sahibi
592- YÂ EVVEL-: herşeyden önce olan
593- YÂ ÂHİR: herşeyden sonra olan
594- YÂ ZÂHİR: varlığı apaçık görünen
595- YÂ BÂTİN: herşeyin içyüzünden haberdar olan
596- YÂ HÂLİK: herşeyi yoktan yaratan
597- YÂ RÂZİK: herşeyi münasip bir şekilde rızıklandıran
598- YÂ SÂDİK: her işi doğru olan ve sözünü yerine getiren
599- YÂ SÂBİK: varlığı herşeyden önce olan
600- YÂ SÂİK: herşeyi mukadder hedefine sevk eden
601- YÂ FÂLİK: tohum ve çekirdekleri yarıp sümbüllendiren
602- YÂ MEN YUKALLİBÜ’L- LEYLE VE’N-NEHÂR: gece ve gündüzü peş peşe değiştiren
603- YÂ MEN HALAKA’Z- ZULÜMÂTİ VE’N-NÛR: karanlıkları ve nûru yaratan
604- YÂ MEN CEALE’Z- ZİLLE VE’L- HARÛR: gölgeleri ve harareti meydana getiren
605- YÂ MEN SEHHARA’Ş- ŞEMSE VE’L- KAMER: güneşe ve aya boyun eğdiren
606- YÂ HALAKA’L- MEVTE VE’L- HAYÂT: ölümü ve hayatı yaratan
607- YÂ MEN LEHÜ’L- HALKU VE’L- EMRU: yaratmak ve emretmek kendisine ait olan
608- YÂ MEN LEM YETTAHİZ SAHİBETEN VELÂ VELEDÂ: eş ve evlat edinmeyen
609- YÂ MEN LEM YEKÜN LEHÜ ŞERÎKÜN Fİ’L- MÜLKİ: mülkünde hiçbir şeriki olmayan
610- YÂ MEN LEM YEKÜN LEHÜ VELİYYÜN MİNEZZÜLLİ: zilletten münezzeh olduğu için dosta ihtiyacı olmayan
611- YÂ MEN LEHÜ’L- HAVLÜ VE’L- KUVVEH: havl ve kuvvet kendisine ait olan
612- YÂ MEN YALEMÜ MÛRÂDE’L- MÜRÎDÎN: kendisini arzuluyanların muradını bilen
613- YÂ MEN YEMLİKÜ HAVÂİCE’S- SÂİLÎN: kendisinden dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahib olan
614- YÂ MEN YESMEU ENÎNE’L- VÂLİHÎN: üzüntüsünden kendinden geçenlerin inlemelerini işiten
615- YÂ MEN YERÂ BÜKÂE’L- HÂİFÎN: kendisinden korkarak ağlayanların ağlayışlarını duyan
616- YÂ MEN YALEMÜ DAMÎRA’S- SÂMİTÎN: suskunların içinden gelenleri bilen
617- YÂ MEN YERÂ NEDEME’N-NÂDİMÎN: günahlarından pişmanlık duyanların nedametini gören
618- YÂ MEN YAKBELÜ UZRE’T- TÂİBÎN: tevbekârların özrünü kabul eden
619- YÂ MEN LÂ YUSLİHU AMELE’L- MÜFSİDÎN : fesatçıların işini düzeltmeyen
620- YÂ MEN LÂ YUDÎU ECRE’L- MUHSİNÎN : iyilik yapanların mükâfatını zayi etmeyen
621- YÂ MEN LÂ YEBUDÛ AN KULÛBİ’L- ÂRİFÎN: kendisini tanıyanların kalplerinden uzaklaşmayan
622- YÂ DÂİME’L- BEKÂİ: bekâsı daim olan
623- YÂ ĞÂFİRE’L- HATÂİ: hataları bağışlayan
624- YÂ SÂMİA’D- DUÂİ: duaları işiten
625- YÂ VÂSİA’L- ATÂİ: ihsanı geniş olan
626- YÂ RÂFİA’S- SEMÂİ: gökleri yükselten
627- YÂ KÂŞİFE’L- BELÂİ: belâları defeden
628- YÂ AZÎME’S- SENÂİ: medh ü senâsı büyük olan
629- YÂ KADÎME’S- SENÂİ: varlığının parlaklığıkadimolan
630- YÂ KESÎRE’L- VEFÂİ: vefasıçokolan
631- YÂ ŞERÎFE’L- CEZÂİ: mükâfatıyüksek olan
632- YÂ ĞAFFÂR: çokaffeden
633- YÂ SETTÂR: ayıplarıçokçaörten
634- YÂ KAHHÂR: herşeye galipgelen ve düşmanlarınıKahreden
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder